‘Çalışanımıza kira yardımı gündemde’

170’ten fazla ülkede faaliyet gösteren şirketin en büyük ilk 20 pazarı arasında yer alan Türkiye’deki ekip Londra’daki genel merkezin ilgisini çekiyor. Şu anda 250’nin üzerinde Türk çalışan, Unilever’in farklı ülkelerdeki ofislerinde önemli görevler üstleniyorlar. Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Seçkin’e göre bu ekip bir yandan sürekli büyürken bir yandan da hızlı terfilerle gittikleri pazarlarda Türkiye’yi büyük bir başarıyla temsil ediyor. Peki bu başarının arkasındaki sır ne? Ümraniye’deki ‘akıllı ve yeşil bina’ unvanlı yeni ofislerinde küçük bir grup gazeteciyle bir araya gelen Seçkin bu sorunun yanıtını, “Türkiye’deki en iyi yetenekler uzun yıllardır çalışmak için Unilever’i tercih ediyor. Burada sadece finansal sonuçlar değil, çalışanların mutluluğu da hedeflerin önemli bir parçası” şeklinde verdi.

REZERVASYONLU OFİS DÖNEMİ

Mustafa Seçkin’in bahsettiği ‘mutlu çalışan hedefi’ özellikle de bordro sahiplerinin yarısına yakını 25 yaşın altında olan bir şirket için çok kolay değil. Şirketin üst düzey yönetimi de bu gerçekten yola çıkarak ‘rüya ofis’ tasarlamaya çalışmış. Ümraniye’deki ofiste yok yok. Seçkin, “Global CEO’muz Alan Jope burayı görünce ‘Bizimkinden güzelmiş’ dedi. Pandemi sonrasında hayatımıza giren hibrit çalışma sisteminde arkadaşlarımızı ofise çekebilmek için birçok detay düşündük” diyerek durumu ortaya koydu. Hibrit çalışma düzeninde bazı şirketlerde de gördüğümüz randevuyla ofise gelme sistemini Unilever de uygulamaya almış. Seçkin, “Burada otopark problemi var. İşe gelmek isteyen rezervasyon yaptırıyor. Rezervasyonu olanlara otopark garantisi veriyoruz. Masası vs belirleniyor” diye anlattı.

DEPREM KOMİTESİ KURDUK

Ümraniye’deki yeni binanın adı, çalışanların da seçimiyle U-House konulmuş. Bina deprem riski açısından birçok belgeye sahip. Yine de 6 Şubat depremleriyle pek çok kurumda olduğu gibi Unilever’de de kartlar yeniden karılmış. Özellikle deprem bölgesinin işin sürdürülebilirliği açısından yaşadığı sıkıntılar dikkate alındığında Unilever yönetimi çok daha kapsamlı bir deprem hazırlığı yapılması gerektiğini düşünerek özel yapılanmaya gitmiş. Şirketin kriz yönetme üssü olarak Konya fabrikasının belirlendiğini söyleyen Mustafa Seçkin, deprem hazırlığını şöyle özetledi: “Bir deprem komitesi kuruldu. Komitenin altında beş grup var. Çalışanların güvenliği, saha güvenliği, işin devamlılığı, organizasyonel kriz yönetimi yetkinliği ve topluma hizmet başlıklarındaki bu gruplarda ortalama altı kişi çalışıyor. Çalışanların depremle ilgili beklentilerini de sorduk. Herkesin önceliği güvenli barınma. Özellikle İstanbul’da güvenli bölgelerde ev kiraları yüksek. Burada da karşımıza kira yardımı konusu çıktı. Biz de bunun üzerinde çalışıyoruz. Çalışanlara kira yardımı gündemimizde var.”

ALAN JOPE’UN MERAK ETTİĞİ PERFORMANS

Unilever Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Seçkin’in verdiği bilgiye göre Türkiye yıllardır Unilever’in en büyük 20 pazarı arasında yer alıyor. Son dönemdeki devalüasyon ve enflasyonist ortamla diğer ülkelerin Türkiye’deki değişimi merakla takip ettiklerini söyleyen Seçkin, “Normalde böyle bir piyasa oluştuğunda Latin Amerika ülkelerdeki örneklerde olduğu gibi Türkiye’nin de yarı yarıya küçülmesini, ilk 20 pazar listesinden çıkmasını bekledi herkes. Ama biz tam tersine bir yıl önceye göre bazında aynı kaldık. Hatta volüm büyümesi yaptık. Alan Jope bile ‘nasıl oluyor’ diye sordu. Biz bu süreci iyi yönettik” dedi. Seçkin’in verdiği bilgiye göre Unilever globalde de yılın ilk çeyreğinde çift haneli büyüme yakaladı.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*