Vatandaş Kartlara Yüklendi: Kredi ve Kredi Kartları Rekora Koşarken Seçimden Sonrası İçin Tehlike Büyüyor

Türkiye’nin büyüme öncelikli düşük faizli ekonomi modelinde, enflasyondaki yükselişle harcamalar giderek artıyor. Özellikle ‘davranışsal ekonomi’ bilmeyenlerin sürekli sordukları ‘Bu nasıl kriz?’ sorusunu, harcamalardaki ‘epistemolojik kopuşu’ anlayamamasını veriler açıklıyor. Tüketici, kredi ve kredi harcamalarında rekora koşarken, uzmanlar durumu yorumluyor. Seçim sonrası için de tehlike büyüyor.

Bankacılık sektöründe kredi genişlemesi, 2023 ilk çeyrekte enflasyonun altında kaldı. Vatandaşın kredi kartıyla taksitli alışverişleri ise hızla büyümeye devam etti.

Dünya’da Naki Bakır’ın ‘Vatandaş Kredi Kartına Sarıldı’ başlıklı yazısında, bireysel borçlanmada tüketici kredileriyle kre­di kartı borçlarının toplam hacminin 1,8 trilyon TL’yi aştığını bankalardaki top­lam kredi hacminin beşte birinden fazla olduğunu belirtti. 

BDDK kredi verile­ri, bireysel kredi kartı kulla­nımlarının artışının hızlana­rak sürdüğünü belirtirken, toplam kredi kartı sayısında bireysel kredi kar­tı borç bakiyesi, üç ayda yüzde 27,5 oranında arttı.

Taksitli kart borç­ları ise yüzde 31,3 oranında en hız­lı artışı gösteren taraf olurken, peşin harcamalar yüzde 23,9 oranında arttı. Kredi kartlarında taksitli borçlar ilk kez tek çekimi aştı.

BDDK verileri, son bir yılda kredi kartlarıyla taksitli alışverişlerin patladığını gösteriyor.

Mart sonunda enflasyon yüzde 50,51 olurken, bireysel kredi kartı borç bakiyesi son bir yılda yüzde 146,7 ile rekor oranda arttı. 

Geçen yılın yaklaşık 2,5 katı bü­yüklüğe ulaşan birey­sel kart borçları enflasyondan arındırıldığında bir yılda yüzde 63,9 oranında artmış oldu.

Özellikle tak­sitli kart borçları yüzde 211,1, enflasyondan bağımsız da yüz­de 106,7 oranında büyü­dü. 

Tüketici kredi­lerinde hacim 3 ayda yüzde 17,3, büyürken re­elde yüzde 4,2 arttı. Konut kredileri ise dikkat çekti. Yüzde 8,8 artan konut kredileri, reel ola­rak yüzde 3,3 oranında azalış gösterdi.

Bankacılık sektöründe en büyük paya sahip olan ticari kredilerin hacmi ocak-mart döneminde yüzde 10,4 artarken, enflasyondan arındırıldığında yüzde 1,9 daraldı.

Son bir yılda ise yüzde 49,4 büyüyen krediler, reel olarak yüzde 0,7 oranında daraldı.

Kısaca, ‘ima­lat veya ticaret yapan, hizmet üreten reel kesimin toplam pastadan doğrudan aldığı pay gerilerken, tüketime ak­tarılan kaynağın payı arttı.’

Kaynak: BDDK

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi, aylık bülteninde, fiyat artışlarının hızlanmasıyla borçlanmanın devam ettiği görüldü.

Cumhuriyet’in derlemesinde de son yıllarda artan enflasyonla “ek hesap”lara (kredili mevduat hesabı-KMH) değinildi. 

Şubat 2023 sonu itibarıyla bireysel kredi kullananlar toplamda bir ayda 122 bin, yıllık bazda 2 milyon 142 bin kişi arttı. Kredi tutarı da aylık yüzde 5,2, yıllık yüzde 69 oranında artış gösterdi.

Ek hesap yani KMH kullananlar aylık 122 bin, yıllık 1 milyon 547 bin kişi artarken, kredi tutarı aylık yüzde 47,3, yıllık yüzde 196,8 oranında artış gösterdi.

Kişi başı ortalama borç Şubat 2022’de 1.533 TL olurken, Ocak 2023’te 2 bin 929 TL, Şubat 2023’te 4 bin 298 TL oldu. Şubat 2023’te 118 bin kişi ilk defa KMH kullandı. 

Bireysel kredi kartlarında Şubat 2023’te borç tutarı aylık yüzde 3,8, yıllık 133 arttı. 

Ortalama kart borcu 1 yılda 6 bin 974 TL’den, 14 bin 854 TL’ye çıktı.

TBB raporunu Paraanaliz’den inceleyen Atilla Yeşilada, tüketici kredilerinde patlamanın iki nedeni olduğunu belirtirken, “Tüketim çılgınlığının bedeli icra-iflas faciası olacak” başlığını attı.

İki nedenin de ekonomi modelinden kaynaklandığını söyleyen Yeşilada, eksi reel faizle alış veriş yapmanın ile borç ödeme yükünün hane halkı gelirine oranının hızla yükseldiğini vurguladı. 

Seçimden sonra kim kazanırsa kazansın, kredi faizlerindeki yükselişin tüketicinin krediye erişimini güçleştireceğini belirtirken, kredilerin döndürülememesi halinde de ‘onbinlerce hanenin icra ve iflas kapılarında sürünmesi söz konusu olacak’ ifadelerini kullandı.

Yükselen borç tutarlarının aslen TÜFE ile orantılı olduğuna dikkat çekilirken, emeğin payının azaldığı düşünüldüğünde, temel ihtiyaçların “harcanabilir gelir içinde payının yükseldiği” gerçeğiyle, borçlu ailenin yükünün gelirine oranla yükseldiği sonucu çıkıyor.

KMH kullanımında da kişi ve tutar bazında artışlarının bir kısmının her ay yenisi ilan edilen harcama programlarıyla tüketimin öne çekilmesi olabileceği gibi, büyük kısmının da depremzedeler ve mecburi harcamalar olduğu da düşünülüyor. 

Verilerden yol çıkarak Yeşilada, ’15 milyon kişi, kişi başı milli gelirin %21’i kadar borca batmış’ dedi.

Seçimden sonra borçların ödenmesine yönelik de “TCMB’nin politika faizini artırmasının kaçınılmaz” olmasıyla Cumhur İttifakı’nın seçilmesi halinde, “yıl sonuna doğru, ekonominin hızla ödemeler dengesi krizine sürükleneceğini” öngörürken, Millet İttifakı’nın seçilmesi halinde de “TCMB’nin yeni kadrosunun enflasyonla mücadele için parasal sıkılaştırmaya geçmesi kaçınılmaz” olacak diye özetliyor.

Citi raporundan yola çıkarak seçim sonrası politika faizinin yüzde 40 seviyelerine çıkması projeksiyonu ile tüketici kredi faizlerinin de yüzde 50-55 bandında olması tahminiyle, ‘kısa vadede hane halkı reel gelirinin yükselmesi söz konusu’ olmayacağından, 1-2 yıllık bir zaman diliminde TCMB’nin enflasyonla mücadelesinin meyvesini vermesini bekliyor. 

Bu zamanda ve oranlarla hesaplanınca ’38 milyondan fazla kredi kartı ve tüketici kredisi borçlusunun’ yaklaşık yüzde 10’nunun borçlarını ödeyememesi 3,8 milyon ailenin icra ve iflasla karşılaşacağını öngörüyor. 

Vatandaşın ‘aniden alışveriş çılgınlığına kapılmadığını’ belirten Atilla Yeşilada, ekonomi modeliyle harcamaya teşvik edildiklerin ya da zorladıklarını belirtiyor.

Perakende verileri de vatandaşın tüketime yöneldiğini gösteriyor.

Birleşmiş Markalar Der­neği (BMD) üyelerinin yüzde 84’ünün mart ayında cirosunun, önceki ayda yaşanan deprem felaketleri nedeniyle de düşüşünden sonra hızla artış gösterdiği dikkat çekti. 

BMD Başkanı Sinan Öncel, şubat ayın­da cirolarda ortalama yüzde 20 düşüş ol­duğunu belirtirken, mart ayında vatandaşın yeniden normale döndüğünü açıkladı. 

Mart ayında yıllık değişime bakıldığında ‘adet satışlarının or­talamada aynı kaldığı’ cirolarda ise yüzde 60 ila 80 seviyesinde artış görüldüğünü belirtti. Ki bu da bir başka enflasyon göstergesi oluyor.

Sizin harcamalarınız, borcunuz artı mı? Tüm bu bilgiler ışında kredi kullanmanın bu ortamda mantıklı olduğunu ancak seçim sonrası sorun olacağını düşünüyor musunuz? Yorumlara bekliyoruz.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*